Tüm Yazılara Dön
Bilimsel RaporTR & EN

Kalça Kireçlenmesi (Koksartroz)

Koksartrozun etiyopatogenezi, Kellgren-Lawrence evreleme sistemi ve multidisipliner tedavi yaklaşımları.

Yayın Tarihi28 Mart 2026
Tahmini Okuma4 dk
Bölüm3
Kalça Kireçlenmesi (Koksartroz)
Makaledeki klinik konuyu destekleyen görsel

Özet

Koksartrozun etiyopatogenezi, Kellgren-Lawrence evreleme sistemi ve multidisipliner tedavi yaklaşımları.

Koksartroz, kalça eklemini oluşturan asetabulum ve femur başı arasındaki hyalin kıkırdak dokusunun hücresel ve matriks düzeyindeki ilerleyici dejenerasyonu, eklem aralığının geri döndürülemez şekilde daralması ve şiddetli fonksiyon kaybı ile karakterize olan kronik bir patolojidir. Pelvik bölgenin ana yük taşıyıcı eklemi olan kalça eklemindeki bu bozulma, her yaş grubunda görülebilmesine karşın özellikle ileri yaş popülasyonunun bağımsızlığını doğrudan tehdit etmektedir.

Etiyopatogenez ve Epidemiyolojik Profil

Koksartrozun gelişimi, kalça eklemine binen mekanik stres ile kıkırdağın hücresel onarım kapasitesi arasındaki dengesizlikten kaynaklanır. Risk faktörleri klinik yönetimi yönlendirmek adına modifiye edilebilir ve edilemez olarak sınıflandırılmaktadır. İleri yaş, insidansın 75 yaş üzerinde pik yapmasına neden olan ve geri çevrilemeyen temel bir faktördür. Buna kadın cinsiyet, genetik kıkırdak bozuklukları, gelişimsel kalça displazisi öyküsü ve geçirilmiş majör kalça travmaları eşlik eder.

Modifiye edilebilir faktörlerin başında ise obezite (VKİ ≥25 kg/m²) gelir. Vücut ağırlığındaki artış, yürüyüşün her fazında kalça eklemine binen kompresif kuvvetleri katlanarak artırır. Ancak obezitenin etkisi sadece mekanik değildir; viseral yağ dokusundan salgılanan sistemik pro-inflamatuar sitokinler (adipokinler), kıkırdak matriksini yıkan matriks metalloproteinaz (MMP) enzimlerini aktive ederek kimyasal düzeyde bir yıkım başlatır. Tarım, inşaat gibi ağır manuel iş kollarında çalışmak, düşük sosyoekonomik düzey, sigara kullanımı ve kronik alkol tüketimi patolojiyi hızlandıran diğer çevresel faktörlerdir.

Semptomatoloji ve Evreleme Sistemleri

Klinik pratikte hastalar spesifik olarak kasık bölgesine, uyluk ön yüzüne, kalça (gluteal) bölgesine veya diz kapağına yansıyan ağrılarla başvururlar. Ağrı sıklıkla yürüme ve uzun süreli ayakta durma (ortostatizm) ile şiddetlenir, istirahatle kısmen azalır. Sabah tutukluğu karakteristik olarak mevcuttur ancak diz OA'sında olduğu gibi genellikle 1 saatten kısa sürede geriler. İlerleyen dönemlerde hastalar, çorap ve ayakkabı giyme, merdiven inip çıkma gibi eklem iç rotasyonunun ve fleksiyonunun kısıtlandığı eylemlerde ciddi fonksiyonel empotans (yetersizlik) yaşarlar.

Klinik değerlendirme, pelvik röntgenler (X-ray), Bilgisayarlı Tomografi (BT) ve MRG gibi radyolojik yöntemlerle desteklenir. Hastalığın ilerleyişi ve cerrahi endikasyon kararı, dünyaca kabul görmüş Kellgren ve Lawrence (KL) Evreleme Sistemi'ne göre belirlenir:

Kellgren-Lawrence EvresiKarakteristik Radyografik ve Morfolojik Bulgular
Evre I (Başlangıç)Klinik şüphe vardır. Asetabular veya femoral aralıkta olası hafif daralma izlenir ancak kesin osteofit izlenmez.
Evre II (Hafif)Alt eklem aralığında net ve kalıcı daralma görülür. Başlangıç seviyesinde hafif osteofitik kemik büyümeleri ve subkondral skleroz mevcuttur.
Evre III (Orta)Eklem aralığı daralması oldukça belirgindir. Büyük osteofitler, kıkırdak altı kemikte şiddetli skleroz ve femur başı ile asetabulumda belirgin şekil bozuklukları (deformiteler) oluşmuştur.
Evre IV (Şiddetli)Kıkırdak dokusu tamamen yok olmuş, eklem aralığı kapanmıştır. Dev osteofitler, büyük subkondral kist formasyonları ve kemikte ileri derecede mekanik deformasyon izlenir.

Multidisipliner Tedavi ve Kinesyoterapi Prensipleri

Koksartroz yönetimi, hastalığın evresine göre kademeli olarak artan müdahaleler içerir. Evre I ve II'deki hastalarda Amerikan Fizik Tedavi Derneği (APTA) geriatri yönergeleri doğrultusunda agresif fizyo-kinetoterapi uygulanmalıdır. Analjezik ve NSAİİ (örneğin Diklofenak, Etorikoksib) kullanımı inflamasyonu baskılarken, glukozamin ve kondroitin sülfat gibi yapısal takviyeler bazı hastalarda semptomatik fayda sağlar. Akut ağrılı kriz dönemlerinde intra-artiküler hyaluronik asit veya kortikosteroid enjeksiyonları biyomekanik kayganlığı artırarak geçici rahatlama sunar.

Fizyoterapistlerin, kalça abduktör kaslarını spesifik testlerle değerlendirmesi, zayıflamış pelvik kasları kuvvetlendirmesi ve düşme riskini azaltmak amacıyla Berg Denge Skalası ile Dört Kare Adım Testi gibi denge eğitimlerini hastaya entegre etmesi zorunludur. Evre III ve IV hastalarında, kıkırdak dokusunun tamamen yitirildiği ve hastanın disabilite yaşadığı durumlarda Total Kalça Artroplastisi (THR) uygulanır. Eklem yüzeylerinin biyouyumlu sentetik protezlerle değiştirildiği bu operasyon, ağrıyı tamamen ortadan kaldıran ve hastanın yürüyüş biyomekaniğini yeniden tesis eden en radikal ve başarılı tedavi yöntemidir.